İl Sağlık Müdürümüz Dr. Yasin YILMAZ, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası ile ilgili açıklamalarda bulundu.
03 Kasım 2023

İl Sağlık Müdürümüz Dr. Yasin YILMAZ, ülkemizde her yıl 3-9 Kasım Organ ve Doku Bağışı Haftası kutlanmakta olduğunu belirterek, yasal desteğe sahip olmasına rağmen organ ve doku nakli hizmetlerinin geliştirilmesinde en önemli husus organ ve doku bağışının temini, bu bağışın artırılması için kamuoyunda bu konudaki bilgi eksikliğinin giderilmesi, organ bağışı bilincinin geliştirilmesi ve halkın organ ve doku bağışı konusunda teşvik edilmesi gereklidir. Bu konuda bütün eğitim kurumlarına, basına ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir.

Organ bağışı pek çok farklı sebepten dolayı hastanın organlarından birinin görevini sağlıklı bir şekilde yerine getirememesi sebebiyle, kişinin hayat kalitesi düşüren ve çoğunlukla yaşam fonksiyonlarını etkileyen bir durumdur. Medikal tedavi yöntemleri ile iyileştirilmesi mümkün olmayan organın, transplantasyon yöntemi ile donörden alıcıya nakledilmesi organ nakli olarak tanımlanır.

Organ bağışı sayesinde pek çok kişinin hayat kalitesi yükselirken, bir o kadarının da hayata tutunması sağlanır. Kronik organ yetmezliği gibi hayati durumlarda organ bağışı son derece önem kazanır. Gönüllülük esasına dayalı olmak üzere, 18 yaşın üzerindeki herkes organ bağışçısı olarak bir başka kişinin hayatını kurtarabilir. Kişi, hayattayken organ ve dokularını bağışlayabileceği gibi tıbben ölümü gerçekleştikten sonra da ailesi, organlarının bağışlanmasını sağlayabilir.

Ülkemizde organ nakli 2238 sayılı Organ ve Doku Nakli Kanunu çerçevesinde yapılır.

Ülkemizde hâlâ oldukça düşük seviyede olan organ bağışı son derece önemli ve hayati niteliktedir. Özellikle kişinin hayattayken tıbben ölümünden sonra organlarını bağışlaması, kalp ve kornea gibi doku ve organların nakli için son derece önem taşır. Çünkü bu tip doku ve organlar, canlı kişilerden alınamaz.  Organ nakli canlıdan canlıya ya da kadavradan yapılabilir. 

Toplum bazında yeterince organ bağışı olması durumunda canlıdan canlıya doku ve organ nakli oranı oldukça alt seviyelere iner. Donörün hayattayken bağışçı olması durumunda ilgili doku ve organlar, organ nakli bekleyen hastalar için büyük bir umut olur. Özellikle kalp ve pankreas gibi hayati organların nakli canlıdan canlıya nakli mümkün değildir. Bu organlara ihtiyacı olan kişilerin hayata tutunmasının tek yolu bağışçılardır. Kişinin beyin ölümünün gerçekleşmemesi durumunda organlarının alınması ise mümkün değildir.

Toplum üzerinde organ bağışı hakkındaki en büyük korkulardan biri, kişinin organ bağışçısı olduğunun öğrenilerek kötü niyetli kişiler tarafından bu bilginin kullanılmasıdır. Bu tür gerçek olmayan söylentiler yüzünden pek çok kişi organ bağışından vazgeçmektedir. Kişinin organ bağışçısı olup olmadığını yalnızca Sağlık Bakanlığı yetkilileri bilir. Dolayısıyla herhangi bir kişinin, organ bağışçısı olup olmadığının üçüncü şahıslar tarafından öğrenilmesi mümkün değildir.  
Ülkemizde donör sayısının yetersiz olması nedeniyle birçok vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmekte olduğunu belirten Dr. YILMAZ, bu bağlamda ilimizde yaşayan herkesi organ bağışı hususunda duyarlı olmaya davet ediyorum.dedi.

Bağışlanan Her Organ Filizlenen Bir Yaşamdır.


Dr. Yasin YILMAZ
İl Sağlık Müdürü